Avnullah Kâzımi’nin çilesi

cile

Abdülhamid döneminde Sinop Kalesi’nde prangaya vurulan Avnullah Kâzımi’nin çilesi, Meşrutiyet’le de bitmez. İttihat ve Terakki de, bu Osmanlı aydınına ‘soğuk’ bakar ve kurduğu ‘Fedakâran-ı Millet Cemiyeti’ne saldırır.
Esseyd Mehmed Avnullah el-Kâzı­mi II.Abdülha­mid’e karşı dü­zenlenen bir ayak­lanma girişimiyle ilişkisi bu­lunduğu gerekçesiyle mahkum edilmişti. Ama İkinci Meşrutiyet’in ilanının (23 Temmuz 1908) ardından, bütün siyasi mahkum ve sürgünlerle birlik­te serbest bırakıldı. Bu mah­kum ve sürgünler, ‘Abdülha­mid istibdadı’ndan yurtdışına kaçan Jön Türkler gibi, İstan­bul’a döner dönmez, dönemin siyasal çalkantıları içerisinde yer aldılar.

Mehmed Avnullah Kâzımi, II. Abdülhamid’e karşı düzenlenen bir ayaklanma girişimiyle ilişkisi bulunduğu gerekçesiyle mahkum edilmişri. Ama İkinci Meşruri-yet’in ilanının (23 Temmuz 1908) ardından, bütün siyasi mahkum ve sürgünlerle birlik¬te serbest bırakıldı. Bu mah-kum ve sürgünler, ‘Abdülha-mid istibdadı’ndan yurtdışına kaçan Jön Türkler gibi, İstanbul’a döner dönmez, dönemin siyasal çalkantıları içerisinde yer aldılar.
İttihat ve Terakki, İkinci Meşrutiyet öncesindeki gizli örgütlenme döneminde, üyesi olmamış kimselere ‘soğuk’ ba-kıyordu. Bunlardan bir kesimini oluşturan Abdülhamid dönemi ‘siyasi mağdurları’, Avnullah Kâzımi’nin kurup başkanlığını üstlendiği, yarı siyasi bir dernek denilebilecek ‘Fedakâran-ı Aliller Cemiye-ti’nde örgütlendiler.

Avnullah el-Kâzımi’nin ilginç kişiliği

Şimdi de sizlere, Avnullah el-Kâzımi’nin ilginç kişiliğini, kızının anlatımlarıyla aktara­lım. Avnullah beyin kızı, ya­zar ve eğitimci İsmet Kür, ba­basını bir yaşındayken yitirdi­ğinden, annesinden ve ailesin­den işittiklerini anlatıyor bize (Yarısı Roman, Yapı Kre­di Yayınları, İstanbul 1995):

“Babam çok genç bir adamken, ‘Abdülhamit Han Hazretlerinin’ hışmı­na uğramış ‘hürriyet­perver bir genç’ ola­rak… Ağır bir cezaya çarptırılacağı anlaşılınca, arkadaşları tarafından yurtdı­şına kaçırılmış. Bir süre Pa­ris’te kaldıktan sonra, Ha­lep’e, sürgün babasının yanı­na gelmiş. Ve bir yaşında öl­müş olan kardeşi Avnullah’ın nüfus kağıdıyla yaşa­maya başlamış. Asıl adı Mehmet Selim imiş.”

Babasının ve an­nesinin ölümlerinden sonra Avnullah Bey, genç eşiyle birlikte İs­tanbul’a döner. İstan­bul’da, Avnullah el-Kâzı­mi Bey, gene fena halde için­dedir politikanın… Yaptığı açık eleştirilerin dışında, hürri­yet için çalışan gizli bir kuru­luşun da en faal üyesidir. Bu arada Halide Nusret doğar (1901). Mutluluk katmerle­nir… Sadece bir yıl; belki daha az… Çünkü yine 1901’de, Mü­şir Fuad Paşa olayında Avnul­lah Kâzımi de yakalanır, cemi­yetin öbür üyeleri de… Avnul­lah Bey, 101 yıla hüküm giyer. Önce Sivas’a gönderilir.

Popüler Tarih

Yorum Gönder

yorumlar

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir