Kızılordu ile karşı karşıya

kizil-ordu

Türk ordusu, I. Dünya Savaşı sırasında elden çıkmış olan Batum’u geri almak için, kentin önemli noktalarını işgal etti. Ancak Kızılordu’nun da kente girmesi, Milli Mücadele’nin tam ortasında yeni bir sorun yarattı.

Ankara Hükümeti 1921 yılı başlarında, I. Dünya Savaşı’nın sonunda imzalanan Brest Litovsk Antlaşma-sı’na göre, Gürcistan Hükümeti’nden Batum’un geri verilmesini istiyordu. Ancak Gürcüler bu isteğe olumsuz karşılık verdiler.
Aynı günlerde İngiltere, Gürcistan yönetimine Türkiye’ye yaklaşmasını ve ittifak kurmasını, böylece Türk-Sovyet yakınlaşmasının önlenebileceğini tavsiye eder. Hatta bu yolda zorlamalar yapar.
Ankara’nın da Batum’la ilgili siyaseti, sorunu barış yoluyla halletmek ve bunun için halkoyuna başvurmaktı. Ancak gelişmeler Ankara’mn istediği gibi gitmiyordu.
Bolşevikler de Batum’un işgali peşindeydi.
Tiflis’in işgali sonrasında Kızılordu’nun Batum’a yaklaşması üzerine, Ankara Hü-kümeti’nin Gürcistan Temsilcisi Albay Kazım (Dirik) Bey, Kazım (Karabekir) Paşa’ya, Batum’un Türk ordusu tarafından işgal edilmesi önerisinde bulunur. Batum Mebusu Edip Bey de Hopa’dan Ankara’ya gönderdiği raporda, Batum halkının Bolşevik işgalini istemediğini belirtir.
Ancak Kazım Paşa aynı fikirde değildir. Karabekir Paşa, Batum’un Türkiye için çok önemli olmadığını, ayrıca önce işgal edilip sonra boşaltılır-sa halkın Meclis Hükümeti’ne güveninin azalacağını söyler. Fakat İngilizler tarafından Türkiye ile Rusya’nın arasını açmak için yönlendirilen Gürcü Hükümeti’nin, Batum’un şartlı işgalini teklif etmesi üzerine Ankara, 8 Mart günü işgal kararını Kazım Paşa’ya bildirir.
Bu sırada Kızılordu’nun da Batum’u işgal etmek için hızla kente yaklaşması Türk ve Bolşevik ordularının karşı karşı gelme tehlikesini doğurur. Sovyet Rusya Kafkas Cephesi Harp Komitesi Üyesi Orkonikidze, Kazım Paşa’ya telgraf çekerek Menşevik Gürcü Hükümeti’nin dağıtıldığını belirtip Batum’un işgal edilmesinin Türk-Sovyet yakınlaşmasına darbe vuracağını söyler. Gürcü ordusunun,Kızılordu karşısında birkaç hafta dayanabileceğini hesaplayan Kazım Paşa’nm emriyle Türk askeri, 11 Mart 1921 günü Batum’a girer. Albay Kazım Bey, 17-18 Mart gecesi Batum’da bir Türk hükümeti kurar ve vali olarak işe başlar. Ancak Gürcüler, Kızılordu’ya karşı fazla dayanamazlar.
Batum’daki Gürcü Alayı Komutanı da kendini ‘Bolşevik’ ilan edince Kızılordu 19 Mart’ta rahatça Batum’a girer ve aynı gün Gürcistan Sovyet Cumhuriyeti ilan edilir. Kente Türk askerleri ile Bolşevik Gürcü ve Kızılordu süvarileri arasında çatışmalar başlar.
Edip Bey’in raporu
Aibay Kazım Bey dışında, Batum Mebusu Edip Bey de Hopa’dan Ankara’ya, Batum’un Bolşeviklerin eline geçmesine karsı çıkılması gerektiğini bildiren raporlar gönderir. Edip Bey, 1 Şubat 1921’de Dışişleri Bakanlığı’na gönderdiği raporda  Batum halkının Rus yönetimi altına girmek istemediğini; ayrıca Bolşevikler hakkında iyi duygular beslemediğini ve Gürcü Hükümeti’ne karşı ayaklanmayı düşündüğünü yazar.
Sovyet heyetleri arasında Moskova Antlaşması imzalanmıştır. Buna göre Türkiye, Kars ve Ardahan’ı alır ancak Batum’u boşaltacaktır.
Kazım Paşa, 27 Mart 1921 günü Kars’tan Mustafa Kemal Paşa’ya gönderdiği yazıda, “Ankara’nın Batum olaylarıyla ilgili siyasetinin yanlışlığından, Gürcistan Temsilcisi Albay Kazım Bey’in başına buyruk davranışından ve Ankara’yı yanlış yönlendirmesinden ve Gürcü Hükümeti ile ittifak yapılmasının, Türkiye ve Sovyet Rusya ilişkilerini bozduğundan” söz eder.
Mustafa Kemal Paşa 11 Nisan’da, Karabekir Paşa’nın haklı olduğunu belirten bir mektup kaleme alır. Böylece Batum, Kurtuluş Savaşı sırasında birkaç gün yeniden Türk toprakları arasına girdiyse de Sovyet Yüksek Komiseri Çiçerin ile Türk Dışişleri Bakanı Yusuf Kemal Bey’in imzaladığı Moskova Aııtlaş-ması’yla yeniden Sovyet hakimiyetine geçer.
Kazım Karabekir Paşa Ankara Hükümeti ile görüşmeleri yürüten Sovyet Yüksek Komiseri Çiçerin. Gürcistan Meclisi; kürsüde Başkan Vekili Simeon Mıdivani konuşuyor.

Yorum Gönder

yorumlar

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir