Soyağacımızı Nasıl Öğreniriz?

soy

Soyayağacı ailemizin ve geçmişimizin bir nevi kaydıdır.ancak bizler millet olarak pek bu konuları önemsemiyoruz.İşin diğer tarafı da aslında meşakkatli bir iş.Çünkü Türk milleti yazılı geleneği pek olmayan bir millet.bu yüzden geçmişe inmek istediğimizde karşımıza çok zor bir iş çıkıyor.Biz bugün sizlere soyağacımızı nasıl oluşturacağımıza dair bilgiler vereceğiz.

Ezelden beri Avrupa ve Amerika’da çok revaç bulan geneoloji çalışmaları son zamanlarda ülkemizde de ilgi uyandırmaya başladı. Peki, Türkiye’de soy araştırması nasıl yapılır, şecere nasıl çıkartılır?

Ne yazık ki Türk toplumunda nesep tutma, soy ağacı yazma geleneği yok denecek gibidir. Bunun en önemli sebebi doğu toplumlarında yazılı değil sözlü geleneğin hâkim olmasıdır. Diğer yandan imparatorluk çökerken oluşan kaos da böyle lükslere de imkan bırakmamıştır. Ayrıca göçler, savaşlar ve salgın hastalıklar da nesiller arası kopukluklara sebep olmuş kültürel aktarımı kesintiye uğratmıştır. Mamafih Osmanlı toplumunda kişinin nesebine değil ahlak ve kültürüne önem verilmesi de bu neviden adetleri 2. hatta 3. plana atmıştır.

Kemal Karpat’a göre imparatorluğun çöküşü ile Anadolu’ya göç eden Türk ve Müslüman nüfus 9 milyon civarındadır, J.McCarthy ise bu rakamı 7 milyon olarak verir. Böylesine büyük bir hareketlilik ve göç’ün yaşandığı coğrafyada muhacirlerin şecerelerini tutabilmesi ise pek de kolay değildir.

Her şey bir yana 1928’den önce kayıtlar eski harflerle tutulduğundan araştırma yapacak kişinin mutlaka Osmanlıca bilmesi yahut bilen birisinin refakatinde çalışmasını yürütmesi gerekmektedir.

Soy ağacı çıkarmak ilk bakışta faydasız ya da zaman kaybı gibi görünse de araştırmacılığı arttırmak, okuma ve bilgi edinme kabiliyetini geliştirmek, kültürel ve soysal yanı arttırmak ve akrabalarla yakın münasebet kurmak gibi daha pek çok faydası vardır.

Gelelim şimdi işin en ince noktasına ve soyağacımızı çıkarmada kullanacağımız materyallere…

1- Ailenin Yaşlıları

Soy ağacı çıkarmak isteyen araştırmanın yapacağı ilk iş ailenin yaşlılarıyla konuşmak bunların anlattıklarını kayda almaktır.

Yaşlıların anlatacağı şeyler bazen çok önemli ipuçları vereceği gibi fakat bazen de piri fâni olmuş veya zihinleri bulanmış olduklarından hadiseleri karıştırabilirler.

Ayrıca yaşlılar genelde hissi davranarak olayları ve kişileri istedikleri gibi anlatırlar. Bu sebeple aynı kişiyi uzun zaman aralıklarıyla tekrar konuşturmalı ifadelerin çelişkili olup olmadığına bakmalıdır.

Yaşlıların kullandıkları takvim tabirlerini de iyi anlamak lazımdır. Tarihlemeler genellikle o zaman meydana gelen meşhur hadiselere göre yapılmaktadır. Mesela; “Babam, Yemen askeri giderken ölmüş” (1905 ), “seferberlikte doğmuşum “(1914), “muhacirlikte evlenmişler” (1916), gibi tabileri iyi anlamak lazımdır.

2- Aile Arşivi

Soy ağacı çıkarmada ailenin özel arşivi de çok önemlidir. Bu arşivde aileyle alakalı tapular, mektuplar, diplomalar, senetler, hatıratlar, günlükler, arkası tarihli – yazılı kartpostallar veya fotoğraflar yahut bu çeşit evraklar bulunabilir. Her biri ailenin soy ağacını çıkarmada birer ipucu niteliğindedir.

3- Mezar Taşları ve Kitabeler

Soy ağacı çıkarırken müracaat edilmesi gereken en önemli kaynaklardan birisi de mezar taşlarıdır. Bunlardan dedelerin isimleri, vefat tarihleri hatta eski mezar taşlarından meslekleri ve meşreplerini öğrenmek mümkündür. Bunun için sabrederek, mezarlıklar arasından saatlerce hatta günlerce dolaşmak gerekebilir.

  • Resmi Arşiv Kaynakları

1- Nüfus Defterleri

Türkiye’de nüfus kayıtları maalesef çok da eski değildir. Avrupa’da asalet ve soyluluk önemli bir statü olduğundan nüfus kayıtlarının tutulmasına dikkat edilmiştir. Ayrıca kiliselerce tutulan vaftiz kayıtları, evlilik kayıtları ve belediye teşkilatının erken kurulmasıyla tutulan vergi kayıtları çok şeyi açığa çıkarır.

Batı’daki nüfus kayıtları bu bakımdan doğudan ileridir. Fakat bu din değil gelenekle alakalı bir şeydir. Doğuda da Hristiyan ve Musevilerin şecere tespiti Müslümanlarınki kadar zordur.

Ancak bizde ilk nüfus sayımı II. Mahmut Devrinde yapılmış ve kayıtlar defterlere yazılmıştır.(1834)Ancak en esaslı ve düzenli olanı II. Abdülhamid Han döneminde yapılan nüfus sayımıdır(1887)Burada her hane kadınlarla beraber yazılmış ayrıca hane reisinin lakabı, babasının adı, varsa erkek ve kız kardeşleri, yeğenleri, amcazadeleri yazılmış sonra
varsa annesi ve ceddesi (büyükannesi) eklenmiştir. Bilahire bu sayımdan sonra doğanlar da eklenmiştir. Herkesin doğum tarihi vardır. Kızlardan sayımdan sonra evlenenlerin evlendikleri mahalle ya da köy ile sicildeki hane numaraları eklenmiştir.

Soy araştırmacısı bu defterlerden 1887 de hayatta bulunan dedesinin babasını ve akrabalarını öğrenebilir. Bu defterler Ankara’ya nüfus arşivlerine gönderilmiştir. Gönderilmeyip mahaldeki nüfus müdürlüğünün arşivinde kalanlar da vardır. Soy araştırmacısı için pek çoğu yanmış ve yıpranmış olan bu eski Türkçe defterleri, her halükarda birinin aracılığı ile rica minnetbulup tetkik etmek çok faydalı olacaktır. Zira devlet, bir takım siyasî sebeplerle, bu kayıtları da araştırmacılara açmamaktadır.

Dışarıdaki Kayıtlar

Yakın bir tarihte nüfus sicilleri başka bir yere aldırılmışsa önceki nüfus kayıtlarının da incelenmesi gerekmektedir. Bu konuda Rumeli – Balkan ve Kafkas göçmenleri ile 1924 Selanik mübadilleri en şanssız olanlardır. Hele Selanik’ten mübadele ile gelenler Türkiye deki kayıtlardan ancak 1924’de yaşayan akrabalarının babasını öğrenebilirler.

Diğer Nüfus Kayıtları

Nüfusu Ceride (Yoklama) Defterleri

Ayrıca nüfus sayımlarından başka Başbakanlık Osmanlı arşivinin değişik fonlarında Nüfusu Ceride adıyla rastlanan defterler de nüfus tutanaklarını içermektedir. 6 aylık doğum ve ölüm kayıtlarını içeren bu defterlerde soy araştırmacısı için önemli kaynaklardandır.

Temettuat Defterleri

Vergilendirme kaygısıyla tutulmuş fakat böylesine tafsilatlı bilgi veren bu defterler günümüz tarihçilerinde pek çok alanda faydalanılan kaynaklardır. Soy araştırmacısı da bazı ipuçları elde ettikten sonra bu defterler üzerinden cedlerine ait çeşitli bilgilere ulaşabilir.

Sicill-i Ahval Defterleri

1879-1909 tarihleri arasında Osmanlı Devletinde Görev yapmış memurlara ait biyografik bilgileri içeren defterlerdir. Kayıtlarda geçen şahsın adı, baba adı, ailesi, doğum yeri, sülalesi, milliyeti, tahsil durumu, liyakati vs pek çok ayrıntılı bilgileri bulunmaktadır.

Tapu Tahrir Defterleri

Osmanlı devletinde 15. ve 16. asırda Timar sisteminin bir gereği olarak bölgedeki gelir kaynaklarının tespiti maksadıyla sayım yapılmıştır. Tahrir denilen bu işlemde şehir, kasaba, köy ve çiftlikler birer birer dolaşılarak buralarda oturan vergi mükellefleri, içlerinde vergiden muaf olanlar varsa hangi vergiden ne sebeple muaf oldukları yapılmış; bunun yanında topraklı ve topraksız köylüler, evli ve bekâr haneler, meslek gurupları, ilmiyeye mensupları, ihtiyar ve sakatlar ayrı ayrı kaydolunmuştu.

Soy araştırmacısı yakın nesebini tespit edebildiği taktirde eski yüzyıllardaki bu kayıtlara da başvurarak daha da gerilere gidebilir.

Vakıf Arşivler

Kadı Sicilleri; her türlü dava tutanakları, mukavele senet, satış, vekâlet, kefâlet, verâset, borçlanma, nikah, boşanma ve taksim gibi hukuki işlemleri içeren resmi yazıları, esnaf teftişine ait notları, hatta yangın, sel, fırtına, deprem, salgın hastalık gibi olayların kayıtlarını günlük olarak işleyen defterlerdir.

Tereke Defterleri

Bu günkü veraset ilamı benzeri, kişinin vefatı halinde menkul, gayrimenkul servetinin, alacak ve borçlarının ve varislerinin kaydedildiği defterlerdir. Bu defterlerde soyağacı çıkarırken istifade edilecek kaynaklar arasında zikredilebilir. Kadı sicilleri içerisinde yer alır.

ATASE (Genel Kurmay Arşivleri)

Kırım Savaşı sonrasında tutulan askeri kayıtlar ve belgeleri içeren arşivde askeri görevli ve şahsiyetler hakkında tafsilatlı bilgi bulmak mümkündür. Fakat bu arşive girmek milli güvenlik gerekçeleri ile zorlaştırılmış durumdadır.

Araştırma Eserleri ve Biyografik Çalışmalar

Şayet aileden meşhur bir şahsiyet ya da onunla ilişkili bir şahıs tespit edilirse bu alanda yapılmış biyografik çalışmaları dikkatlice incelemek gerekir.

Soyağacı çıkarmada tarif edilen bütün bu yöntemlerin; sebat gerektiren, uzun soluklu, uğraştırıcı fakat zevkli bir çalışma olduğunda ise hiç şüphe yoktur.

Kaynak:
Ekrem Buğra Ekinci, Soyağacı (Şecere) nasıl hazırlanır ?
İlber Ortaylı, Tarihimiz ve Biz
Kemal Karpat, Osmanlı Nüfusu (1830-1914) Demografik ve Sosyal Özellikleri
Justin McCarthy, Ölüm ve Sürgün
Tarih ve Medeniyet

Yorum Gönder

yorumlar

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir