Yasaklanan Rasathane

1521 tarihinde Şam’da dünyaya gelen Takiyyuddin, Mısır ve Şam’da çağının en önemli hocalarından fıkıh, hadis ve tefsir dersleri almış ve kadılık gibi çeşitli görevlerde yer alarak bir kaç defa İstanbul’a gelip gitmiştir. Mısır’da kadılık yapmakta olan Abdülkerim Efendi, eski astronomi bilginlerinden kalma risaleleri, gerekli gözlem aletlerini ve kullanımlarına ilişkin bilgileri Takiyyuddin’e vermiş ve onun astronomi bilimine yönlendiren ilk kişi olmuştur. Astronomi konusunda bilgisini ve deneyimini arttıran Takiyyuddin, 1570 yılında İstanbul’a yerleşmeye gelmiş ve İstanbul’da henüz bu konu üzerine çalışmaların yapılabileceği bir rasathane olmamasından dolayı dönemin Osmanlı padişahı III. Murad’tan rasathanenin açılması için izin istemiş ve kabulüyle birlikte devlet hazinesinden ödenek almıştır.

1575-1580 yılları arasında gözleme açık olduğu Osmanlı belgelerinden bilinmektedir. Tophane sırtlarına inşa edilen rasathane, çok sayıda ölçüm aletleri kullanılmış, güneş parametreleri hesapları yapılmış, ilk kez mekanik saat kullanılmış ve Osmanlılarda ilk kez otomatik makineler üzerine bir eser Takiyyuddin tarafından çıkartılmıştır. Gökyüzü ve gezegenler hakkında yaptığı bütün gözlemlerini “Sidrot Muhtaha’l-Efkar fi Melekut al-Felek al-Devvar” veya “al-Zic al-Şehinşahi” isimli eserlerinde toplamıştır. Aynı yüzyılda bir diğer önemli astronom olan ve bir rasathane kurmuş Tycho Brahe ile karşılaştırıldığında, Brahe’den daha net ve hızlı rasatlar yapmasının yanı sıra Takiyyuddin’in elinde bulunan rasathane de yer alan çok sayıda aletin Brahe’nin aletlerinden daha üstün olduğu kabul edilmektedir. Güneş parametreleri üzerine yaptığı araştırmalar, 16. yüzyılın en doğru hesaplamaları olarak tarihe geçmiştir.

Osmanlı coğrafyasında cereyan eden bu bilimsel çalışmalar, dönemin Şeyhülislam makamının “Gökleri incelemek uğursuzluk getirir” fetvasının padişaha iletilmesi ve bir takım siyasi çekişmeler sebebiyle engellenmiştir. 22 Ocak 1580 tarihinde padişahın emriyle Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa tarafından yıkılmıştır. Osmanlı Devletindeki bilimsel çalışmalara büyük darbe vuran bu olaydan tam 287 yıl sonra ancak 1867’de bir rasathane kurulabilmiştir.

Yorum Gönder

yorumlar

2 Comments

  1. nuri

    6 Haziran 2017 at 04:51

    Alın size Osmanlı.Tıbbi, teknik, bilimsel gelişmelere,mucitlere,icatlara, fenne,ilime sonuna kadar kapalı bir toplum.Osmanlının son döneminde okuma yazma bilenlerin oranı yüzde bir.Bugün nasıl? Yüzde doksan sekiz.Cumhuriyet sayesinde.

  2. ismet

    10 Kasım 2018 at 03:28

    yahu rasat hanede gözlem yapıldığı doğrudur ama gerçek işlevi astroloji olmuştur. yani burçlar meselesi ilk duyduğumda bende aynen nuri beye katılmıştım. lakin burç olayları yüzünden kapatıldığını öğrendiğimde işin iç yüzünü öğrenmiştim. eşref saati burç vs bu sebeplerden bilimle hiç alakalı olmadığı ve yapılan buna benzer işlerin islamla ters düştüğü için kapatılmıştır. osmanlı bilime tıbba bilimsel gelişmelere okuma yazmaya sonuna kadar açık bir toplumdur.sizin karıştırdığınız papalık ve engizisyon olmalı osmanlı bilime aşık bir devlettir çünkü o bilimle silah top tüfek yapabiliyordu. maalesef vecihi hürkuş ları ve demirağ ların çalışmaları özel silah fabrikaları cumhuriyet zamanında engellenmiştir. lakin osmanlıları çöküşe götüren isponyolların sebeb olduğu büyük enflasyon anadoluda huzursuzluklarla başlayan iş karışıklıklar ve 17 yy dan itibarende saray içi karışıklıklar para dengesi bozulduğundan devlette ve askerde baş gösteren huzursuzluklardır. aynı şey en ufak ekonomi sebebiyle şu anda bile ülkemiz karışmaktadır. isponya ya amerika yerlilerini öldürerek elde ettikleri altın ve gümüş külçeler halinde akmaktaydı.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir